Daha fazla bilgi için KVKK bilgilendirmemizi, çerez kullanım ve gizlilik koşullarını inceleyebilirsiniz.
Oturum yönetimi, güvenlik ve temel site işlevleri için gereklidir. Bu çerezler olmadan site düzgün çalışmaz ve devre dışı bırakılamaz.
Ziyaretçilerin siteyi nasıl kullandığını anonim olarak ölçeriz. Hangi sayfaların popüler olduğunu ve kullanıcıların nerede zorluk yaşadığını anlamamıza yardımcı olur.
Size ve ilgi alanlarınıza uygun reklamlar göstermek için kullanılır. Kapatırsanız reklamları görmeye devam edersiniz, ancak daha az alakalı olabilirler.
Seringöl, Nazlıgöl, Kurugöl, İncegöl, Sazlıgöl, Dilek Çeşmesi, Gülen Kayalar, Pisagor Ağacı, Büyükgöl, Deringöl
Değerli misafirlerimizle sabahın erken saatlerinde önceden belirlenen hareket noktalarımızda buluşarak, Batı Karadeniz’in eşsiz doğası ve sonbaharın büyüleyici renkleriyle bütünleşen Yedigöller Milli Parkı’na doğru yolculuğumuza başlıyoruz. Güzergâh üzerinde vereceğimiz uygun dinlenme ve ihtiyaç molasının ardından Bolu’nun sık ormanları arasında ilerliyor; sarıdan turuncuya, kızıldan kahverengiye uzanan sonbahar renklerinin adeta doğal bir tabloya dönüştürdüğü Yedigöller’e ulaşıyoruz.
Milli park içerisindeki gezimize parkın üst bölümünden başlayarak, profesyonel turist rehberimizin anlatımları eşliğinde yukarıdan aşağıya doğru devam ediyoruz. Yol boyunca Yedigöller’in jeolojik oluşumu, zengin bitki örtüsü, doğal yaşamı ve göllerin birbirleriyle olan bağlantıları hakkında bilgiler alırken, yalnızca doğayı değil; yüzyıllardır bu coğrafya hakkında anlatılagelen hikâyeleri ve efsaneleri de dinliyoruz.
Rivayete göre Yedigöller’in derin ormanları bir zamanlar iyilik perilerinin yurduymuş. Günlerden bir gün Bolu Beyi’nin oğlu bu ormanlarda avlanırken beyaz bir güvercin görmüş ve peşine düşmüş. Tam yayını gerip oku bırakacağı sırada beyaz güvercinin dünya güzeli bir peri kızına dönüştüğünü görmüş. Genç, karşısındaki güzellik karşısında şaşkına dönse de yaydan çıkan oku durduramamış ve ok peri kızının kalbine saplanmış. Efsaneye göre o anda gökyüzü kararmış, orman sessizliğe bürünmüş ve periler gözyaşlarına boğulmuş. Günlerce süren bu gözyaşlarının vadilerde birikmesiyle yedi ayrı gölün oluştuğu anlatılır. Yedigöller’in bugün bile taşıdığı masalsı ve hüzünlü atmosferin bu eski hikâyeden geldiğine inanılır.
Bir başka rivayette ise birbirlerine kavuşmaları yasak olduğu için memleketlerinden ayrılmak zorunda kalan yedi âşık çiftin bu ormanlara sığındığı anlatılır. Her çiftin farklı bir gölün kıyısında kendilerine yeni bir hayat kurduğu; zamanla göllerin çevresinde yaşanan aşkların, ayrılıkların ve hüzünlü hikâyelerin Yedigöller’e kendi karakterini kazandırdığı söylenir. Böylece Yedigöller yalnızca yedi ayrı gölden değil, yedi ayrı aşk hikâyesinden oluşan masalsı bir coğrafya olarak anlatılagelmiştir.
Bu hikâyelerin eşliğinde orman içerisindeki yürüyüş parkurlarını takip ederek gezimize devam ediyoruz. Sırasıyla Seringöl, Nazlıgöl, Kurugöl, İncegöl ve Sazlıgöl çevresinde yürüyüşler gerçekleştiriyor; göl yüzeylerine yansıyan sonbahar renklerini, ahşap köprüleri ve yoğun orman dokusunu fotoğraflama fırsatı buluyoruz. Her gölün farklı görünümü ve atmosferi içerisinde rehberimizin anlatımlarıyla Yedigöller’in doğal zenginliklerini daha yakından tanıyoruz. Rotamız üzerinde ayrıca milli parkın simgesel noktaları arasında yer alan Dilek Çeşmesi, Gülen Kayalar ve Pisagor Ağacı gibi durakları da görüyor; kısa fotoğraf molalarıyla doğanın içerisinde keyifli anlar geçiriyoruz. Yukarı bölümden başladığımız yürüyüş rotamızı tamamlayarak günün ilerleyen saatlerinde milli parkın en etkileyici alanlarından biri olan Büyükgöl ve Deringöl çevresine ulaşıyoruz. Göl kıyısındaki eşsiz manzara eşliğinde profesyonel turist rehberimizin bölgenin doğal yapısı ve ekosistemi hakkındaki son anlatımlarını dinledikten sonra misafirlerimize geniş bir serbest zaman sunuyoruz.
Serbest zaman içerisinde dileyen misafirlerimiz Büyükgöl ve Deringöl çevresinde yürüyüş yapabilir, göl kıyısında dinlenebilir, sonbaharın büyüleyici manzaralarını fotoğraflayabilir veya çevreyi bireysel olarak keşfedebilirler. Öğle yemeği için yanlarında yiyecek getiren misafirlerimiz uygun alanlarda öğünlerini değerlendirebilir; yiyecek getirmeyen misafirlerimiz ise Yedigöller Milli Parkı içerisinde hizmet veren büfe, kafe ve benzeri işletmelerden faydalanarak öğle yemeklerini temin edebilirler. Belirlenen saatte rehberimizle yeniden buluşarak Yedigöller’deki programımızı tamamlıyor, sonbaharın büyüleyici renkleri, göllerin huzur veren manzaraları ve Yedigöller’in nesilden nesile aktarılan efsaneleriyle hafızalarımızda yer edecek bu özel günün ardından aracımızdaki yerlerimizi alarak Ankara’ya dönüş yolculuğumuza başlıyoruz.
Güzergâh üzerinde vereceğimiz uygun dinlenme ve ihtiyaç molalarının ardından, trafik, yol ve hava koşullarına bağlı olarak en geç saat 23:00 civarında Ankara’ya ulaşarak turumuzu tamamlıyoruz. Royal Peruma Turizm ayrıcalığıyla gerçekleştireceğimiz bir başka #RüyaGibiRotalar organizasyonunda yeniden görüşmek dileğiyle...
Hareket Noktaları ve Saatleri
|
Not: Yedigöller hakkında aktarılan efsaneler, yörede ve çeşitli gezi anlatılarında nesilden nesile aktarılan rivayetlerdir. Tarihsel gerçeklik iddiası taşımamakta, bölgenin kültürel anlatı mirasının bir parçası olarak program içerisinde paylaşılmaktadır. Ziyaret sıralaması; hava koşulları, yol durumu, park yoğunluğu ve ilgili kurumların uygulamalarına bağlı olarak profesyonel turist rehberi tarafından değiştirilebilir.
İlk yorumu siz yapın