Daha fazla bilgi için KVKK bilgilendirmemizi, çerez kullanım ve gizlilik koşullarını inceleyebilirsiniz.
Oturum yönetimi, güvenlik ve temel site işlevleri için gereklidir. Bu çerezler olmadan site düzgün çalışmaz ve devre dışı bırakılamaz.
Ziyaretçilerin siteyi nasıl kullandığını anonim olarak ölçeriz. Hangi sayfaların popüler olduğunu ve kullanıcıların nerede zorluk yaşadığını anlamamıza yardımcı olur.
Size ve ilgi alanlarınıza uygun reklamlar göstermek için kullanılır. Kapatırsanız reklamları görmeye devam edersiniz, ancak daha az alakalı olabilirler.
Eğirdir Gölü, Sagalassos Antik Kenti, Salda Gölü, Kuyucak Köyü Lavanta Bahçeleri, Pamukkale
Doğanın en büyüleyici renkleri ile tarihin izlerini aynı rotada buluşturan bu özel turda; huzur veren manzarasıyla Eğirdir Gölü’nü, binlerce yıllık geçmişiyle Sagalassos Antik Kenti’ni, Türkiye’nin Maldivleri olarak anılan turkuaz sularıyla Salda Gölü’nü, mis kokulu mor tarlalarıyla Kuyucak Köyü Lavanta Bahçeleri’ni ve UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan eşsiz travertenleriyle Pamukkale’yi keşfedeceksiniz. Fotoğraf tutkunları ve doğa-severler için unutulmaz anılar biriktireceğiniz bu yolculukta, birbirinden özel duraklar sizleri bekliyor.
Hareket Noktaları ve Saatleri
|
01:30 - Kızılay AVM Karşısı YapıKredi Bankası Önü 01:35 - Milli Kütüphane 01:50 - Armada AVM 02:00 - Ümitköy Köprüsü Altı (Eskişehir Yönü) |
Cuma gününü Cumartesi gününe bağlayan gece saat 01.30'da belirtilen hareket noktalarından siz değerli misafirlerimizle buluşarak yolculuğumuza başlıyoruz. Konforlu aracımız, araç içi ikramlarımız ve gerekli molalar eşliğinde keyifli bir yolculuğun ardından sabah saatlerinde Türkiye'nin ikinci büyük tatlı su gölü olan Eğirdir Gölü'ne ulaşıyoruz. Göl manzarası eşliğinde alacağımız serpme kahvaltı (ekstra) sonrasında bölgenin eşsiz atmosferini keşfetmeniz ve fotoğraf çekebilmeniz için yaklaşık 1 saat serbest zaman veriyoruz.
Serbest zamanın ardından rotamızı, Pisidya uygarlığının en önemli yerleşimlerinden biri olan Sagalassos Antik Kenti'ne çeviriyoruz. Roma Dönemi'nin görkemli şehirlerinden biri olarak kabul edilen ve bin yılı aşkın seramik üretim geçmişiyle öne çıkan bu etkileyici antik kentte, rehberimizin anlatımları eşliğinde tarihi yapıları, anıtsal çeşmeleri, tiyatroyu ve günümüze ulaşan eşsiz kalıntıları keşfediyoruz. Sagalassos gezimizin ardından öğle yemeği için serbest zaman veriyoruz (ekstra).
Öğle yemeğinin ardından ilk günümüzün son gezi noktası olan Salda Gölü'ne hareket ediyoruz. Turkuaz rengi ve bembeyaz kumsallarıyla "Türkiye'nin Maldivleri" olarak anılan, eşsiz doğal güzelliğe sahip Salda Gölü'nde kısa bir çevre gezisi gerçekleştiriyor, dileyen misafirlerimiz için gölde yüzme ve doğanın tadını çıkarabilmeleri adına yaklaşık 2 saat serbest zaman sunuyoruz. Salda Gölü'ndeki keyifli vakitimizin ardından Denizli'ye hareket ediyoruz. Otele varışımızın ardından akşam yemeğimizi otelimizde alıyor ve konaklama için odalarımıza yerleşiyoruz.
Önemli Not: Salda Gölü'nde yüzmeyi planlayan misafirlerimizin; mayo, havlu, terlik ve güneş kremi gibi kişisel eşyalarını otobüs içerisinde kolayca ulaşabilecekleri ayrı bir çantada bulundurmalarını tavsiye ederiz.
Sabah otelimizde alacağımız açık büfe kahvaltının ardından, UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan ve Türkiye'nin en önemli doğal miraslarından biri olan Pamukkale'ye hareket ediyoruz. Binlerce yıldır yeryüzüne çıkan, kalsiyum bakımından zengin termal suların oluşturduğu bembeyaz travertenleriyle Pamukkale, dünyanın en etkileyici doğal oluşumlarından biri olarak ziyaretçilerini büyülemektedir. Rehberimiz eşliğinde gerçekleştireceğimiz gezimiz sırasında travertenleri yakından görme, eşsiz manzaraları keşfetme ve bu benzersiz doğa harikasını fotoğraflama fırsatı buluyoruz.
Pamukkale gezimizin ardından rotamızı, Türkiye'nin lavanta üretim merkezi olarak bilinen Kuyucak Köyü Lavanta Bahçeleri'ne çeviriyoruz. Isparta'nın mor kokulu tarlalarıyla ünlü Kuyucak Köyü; Kuşçular, Çukurören, Yeşilyurt köyleri ile Senir ve Kılıç kasabalarıyla birlikte ülkemizin lavanta üretiminin önemli bir bölümünü karşılamaktadır. Haziran ayının sonlarından itibaren mor renge bürünen lavanta tarlaları, temmuz ayında tüm ihtişamıyla çiçek açarak adeta büyüleyici bir manzara sunmaktadır. Temmuz sonu ve ağustos başında başlayan hasat döneminde ise bu eşsiz lavantalardan değerli lavanta yağı üretilmektedir.
Lavanta bahçelerinde gerçekleştireceğimiz yürüyüş sırasında mis gibi lavanta kokuları eşliğinde doğanın huzurunu hissedecek, mor tarlalar arasında birbirinden güzel fotoğraflar çekerek unutulmaz anılar biriktireceğiz. Bir zamanlar kurak ve verimsiz olarak değerlendirilen bu topraklar, bugün Türkiye'nin en önemli lavanta üretim merkezlerinden biri haline gelmiştir. Yaklaşık 15-20 yıl boyunca verim alınabilen lavanta bitkileri, bölge ekonomisine önemli katkı sağlamaktadır.
Lavanta bahçelerindeki keyifli gezimizin ardından dönüş yolculuğumuza başlıyoruz. Gerekli molalar eşliğinde gerçekleştireceğimiz yolculuğun ardından yaklaşık 23.40 civarında Ankara'ya ulaşıyoruz. Siz değerli misafirlerimizle bir başka Royal Peruma Turizm organizasyonunda yeniden buluşmak dileğiyle vedalaşıyoruz.
İlk yorumu siz yapın